10 Mayıs 2018 Perşembe

barcelona pavyonu










Pessac’taki toplu konutlar, mimariyi kütleden arındırmak için gösterilen çabaların en tutarlı olanıydı…eski kütle-boşluk kavramlarını bir yana iten binalar tasarladılar. Mies van der Rohe de sade orantılar, kesin düzlemler, dik açılar ve dikdörtgen biçimler kullanır. Corbu’nun binaları renkli artistik eskizleri andırırken, Mies’inkiler son detayına kadar dikkatle çözümlenmiş ve cam levha, paslanmaz çelik, cilalanmış mermer, pahalı kumaşlar ve deri gibi kaliteli malzemelerle yapılmıştı. Onun binaları, Le Corbusier’ninkilerin aksine, sahip oldukları malzemeleri inkar etmez. …bir taş ustasının oğluydu, bu yüzden eserlerinde her zaman bir kesinlik, sertlik ve bitim damgası vardır.s.98-99

9 Mayıs 2018 Çarşamba

hep bahardan..

camdan uzanmış sigara içiyordum,
sigara içmek, ve camdan dışarı bakarak içmek genelde yaptığım bir şey değildir.

sokağın başından bir çift sohbet ederek geçiyorlardı.
kızın elleri çeplerinde, çocuğun elinde şemsiye..
kız yüksek sesle saçma sapan kullandığı iett hatlarını bu mahallede kiraların çok yüksek oluşunu falan anlatıyordu.
çocuk aralarında 15 cm mesafe bırakarak sakince ve ilgiyle dinleyerek yürüyüşe eşlik ediyordu.
hızlı adımlarla değil bir ritm içerisinde olabildiğince zamanı yavaşlatma telaşı ile..
nedense başını kaldırdı ve anlık göz göze geldik,
dedik "bahardan hep bahardan"..
onayladık ve yollarına devam ettiler.

sokak bitti, zaman bitti,
çocuk sokağı tersine yürümeye başladı, usulca ilerlerken elini cebine attı sigarasını çıkardı
ve yaktı.
ne düşündüğüne merak ettim;
- olur mu ki bu iş, hoşlanmış mıydı ki ondan, ne hissetmişti ki?

neyse zaman herşeyi çözerdi ve yürüdü gitti.

flört güzeldi.. herhalde güzeldi.. haz verirdi, her  haz bir amaç sunardı :)

aşkla kalın!





13 Nisan 2018 Cuma

En sevmediğim kelime saçmalama

Anlatmaya çalışırken birşeyler,
Saçmalıyorum..
O anda o anın yok olmasını yaşanmamasını diliyorum
Gözümü yumuyorum ve geçicek geçti yaşanmıyor diye telkinler..
Geçmiyor hatta katlanarak artıyor!
Ama en güzeli karşıda sizi anlamaya çalışan şaşkın ifade sahibi..

*en en sevdiğim pekiştirme sıfatı..
Benim için en sevdiğim kitap,
En sevmediğim tatlı,
En büyük hata,en deli fikir, en uslu çocuk..
Bilemiyorum nedense hep ‘en’lerde ifade buluyor bendekiler.
Neden böyle,bilmiyorum sadece öyle hissediyorum!

Bir kere lisansta bir arkadaş bana saçmalama demişti,
Ona insana saçmalama denemeyeceğini tam bir gün boyunca anlatmıştım.
Ki o kişi de çok inat olsa gerek, her anlatımımdan sonra saçmalama dedi :))
Bu böylece 4-5 saat sürdüydü..
Saçma neye kime göre?
Bu kadar öznel bir sıfat insanın isminin önüne konulmamalı,
Çünkü saçmalığına inandığım hiç birşey yapmadım bugüne kadar..
Her tavırda bir inanç vardır, bir kıymet..
Sonuçta biraz saçmalamış olabilirim, bana bir kez daha saçmalama diye cevap verir ise;
benimde saçmalama hakkım doğacağını dedim ve yumruğumu sıktım!
Öyle!
Saçmalama bende bir problem, o kelimeyi duyunca kedi gibi hissediyorum
Tırnaklarım çıkıyor, bana ilk kez saçmalama kim dedi acaba?

26 Mart 2018 Pazartesi

geri çağrılan an-ı-lar

bir garip his,gök beyaz yer gri
öyle saçma bir mekan
şairin dediği gibi bizi bu havalar mahvetti..
çoktandır yanıma uğramayan o öküz
geldi oturdu göğsüme şimdi.

bir masal çocukluğumdan çıksa gelse,
alsa içerisine sürüklese farklı ihtimallere.
ne olsa misal,
küçük deniz kızı olabilir pekala,
su altı diyarına gitsek,
mercanlardan taç yapsak, turuncu olanlardan..

*aklıma çocukken gelin çiçeklerinden taç yapardık, bahar aylarında...
toprağın temizlenip ekine hazır hale getirilmesi gerektiği o zamanlarda açardı.
beyaz ince salkım içerisinde onlarca küçük çiçekten oluşan, uzun ince dalları ve ince yaprakları arasında top top beyaz salkımlar..
büyülü :)
bu anıyı çağırdık bugünümüze, bugünümüzü de kurtardık çok şükür, beni mutlu ve motive etmeye yeter bu anı..
anıda var olan ılık hava, sıcaklık.. toz, toprak.. kir kokusu..
İnanamayacaksınız ama kirin dahi çok deli bir kokusu vardır,
yorgunlukla beraber tüter buram buram..
allahım bu romantizm beni tüketecek..


18 Mart 2018 Pazar

arada gelir sıkıntılar vol.10

Ahmed Arif

Kendileri ile tanışalı çok uzun zaman olmadı.
Kendilerini önceleri çok sevdim, biraz hoyrat buldum ama samimiyetini sevdim..
Kendileri ile tanışmama vesile olan kişiden bi soğudum,haz etmedim bişey oldu,
sonrasında Ahmet Arif'i sevemez oldum.
Sanki değersiz birinin onu sevmesi onun değerini indirgermiş gibi..
Hafıza ile ilgili sanırım.
Anılarla şehirlerin sevimsizleşmesi,şairlerin çirkinleşmesi,bayağılaşması gibi.
Funda Arar tanıştırmadı tabii:) Onun bi günahı yok!


Elimde yer alan kitabı kuzenime hediye ettim,
böylece kitap paylaşabilmenin ve Ahmed Arif'ten kurtulmanın güzel bir yolunu bulmuştum.
Yıl geçmedi,gittim tekrar satın aldım"Hasretinle Prangalar Eskittim" Kadiköy Mefisto'dan..
Gün oldu devran döndü,anılar silindi :)
Ahmed Arif'e olan sıcaklığım geri döndü,belki
şu yorumdandır,ne dersiniz?


Çok sıkılmıştım,birşeyleri düşünmemek ve başka birşeylere odaklanma meselesi yüzünden,
küçük bir iç dökme ferahlattı ,iyi geldi.

o zaman bir kaç satır yazalım Ahmet Arif'ten;

"Dünya mışıl mışıl,
 Uykular derin.."

"Kavuşmak ilmindeyiz bütün fasıllar.."

"Dumanlı havayı kurt sevsin,
Asfalttan yürüsün Aralık,
Sevmem netameli aydır."

"Şafakları ben balığa çıkarım,
Akan akmayan sularda
Benim, bütün tezgahlarda paydosa giden
Bir bahar akşamı dünyada."

Iştahımı kesen durumları sevmeyi,keyfini çıkarmayı öğreneceğim,öğreniyorum...
Korkmanın çok da bir anlamı yokmuş.



16 Şubat 2018 Cuma

three billboards

Şunu kesinkes diyebilirim müzikleri çok hoş.


filmde her oyuncu sade ve güzel oyamış,amerikan vari kurgu süslemeler ehh..
vermesi gereken mesajı verme tarzı yönetmene bağlı,öyle istemiş gönlü.
Güçlü kadın karakterleri çok severim,azcık da çatlaksa bayılırım.

Görsellik,renklerde güzel ,pürüzsüz yumuşak.
çokta sıfatlarla aram iyi değil,bence herşey iyi ve güzel..
farklı sıfatlar kullanamıyorum,benim eksikliğim.
Gidin izleyin bebişler,en son hoolywood dan manchester by the sea 'yi izlemiştim farklı tatta,bu filmde öyle,muck!

8 Ocak 2018 Pazartesi

iyi ve güzel insan olmaktan ne zaman vazgeçtim?
bilmiyorum..
kendini yetiştirmeyi kariyer,bir şeyleri öğrenmeyi hedef haline getirdiğim zaman olabilir.
oysaki ben sırf öğrenmek için öğrenirdim,keyfiydi
şimdi görev gibi,zorunlu gibi, bi saçma!

Peter Zumthor Mimarlığı Hakkında

Zumthor, “Atmosferler” kitabında nitelikli mimarlığın kendi için ne anlama geldiğini; nitelikli mimarlık ürünü onu deneyimleyen kişi ...