peter zumthor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
peter zumthor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2020 Pazar

Peter Zumthor Mimarlığı Hakkında

Zumthor, “Atmosferler” kitabında nitelikli mimarlığın kendi için ne anlama geldiğini; nitelikli mimarlık ürünü onu deneyimleyen kişi üzerinde bir etki bırakmalı, deneyimleyenin ruhunda bir yere temas etmeli diye açıklamaktadır. Peki böylesi nitelikleri barındıran bir yapı nasıl bir mimarlık edimiyle meydana getirilir? İlk olarak, Zumthor yeni bir tasarıma başlamadan önce “Beni etkileyen şeyi yapıtıma nasıl taşıyabilirim?” sorusunu kendine sormaktadır. Ondan sonra bir mimar olarak “mekânsal kavrayışı temel aldığı tasarım yordamını” karşılayan “atmosfer”i nasıl oluşturabilirim sorusuyla devam etmektedir 1.

Zumthor, mimarlık hakkında düşününce zihninde birçok imge’nin belirdiğinden bahsetmekte, bu imgelerin çoğu mimarlık eğitimi ile mimarlık edimini gerçekleştirdiği zamanlara ait olmaktadır 2. Bazıları ise çocukluğundan gelmektedir. Çocukken yaşadığımız ev, evin verandasının ahşap kaplamasının çıkardığı ses, mutfaktan gelen kokular, kapının metal tokmağının ısısı, okula giderken yürüdüğümüz sokak ve deneyimlediğimiz kent gibi birçok yaşanmışlık/anı mekanla ilgili biriktirdiklerimiz olmaktadır. Çocukluktan taşınan bu imgeler önemlidir, çünkü ona göre bu imgeler mimari atmosferi yaratmak için sahip olduğumuz birikimlerdir. Mimari bir tasarıma başlamadan önce işte bu çocukluğumuzda biriktirdiğimiz deneyimleri geri çağırmalı, onların bize yol göstermesini sağlamalıyız. Çünkü çocukluğuna ait imgeler mimarlık hakkında düşünmeden yani mimar olmadan önce mimarlığı deneyimlediğimiz, mekânı duyularımızla hissettiğimiz zamanlara ait olmaktadır. Bu bağlamda, Zumthor’a göre atmosfer (mekân) hissedilerek deneyimlenmesi, düşünülerek değerlendirilmesinden daha önemli olan olmaktadır.

Zumthor mimari ürünün bir sembol ya da mesaj içermesi gerektiğine inanmaz, ona göre atmosfer (mekân) duyularla ve bedenle deneyimlenendir. Bu bağlamda, her yeni tasarım yeni bir imgeye ihtiyaç duymakta ve bu imge tasarımcının hafızasında gömülü olmaktadır. Yeniyi yaratma hatırlama işidir. Mimarlıkla ilgili kavrayışımız, çocukluğumuzda, gençlik yıllarımızdaki deneyimlerimizde gizli olandır; bu gizli olanın açığa çıkması önemli olmaktadır. Bu bağlamda, deneyimle açığa çıkan niteliklerin mimar tarafından bilinmesi ve mimarlığına taşınması niteliksel değerlerin yaratımı için önemlidir.

Zumhtor tasarıma önce bir imaj ile başlamakta fakat sonra bu imaj çizim masasında projeye dönüşmekte, tasarlama süreci bu noktada bitmemekte aslında adım adım her detayın çözümüyle devam etmektedir. Nitelik tüm bu detayların nitelikli bir şekilde bir araya gelerek bütünün oluşturulmasıyla elde edilmektedir. Yapılan çizimlerle beraber çözülmesi gereken her detay, karşılaşılan her yeni zorluk atmosfer (mekân) için yeni bir imkan sunmaktadır 3. Özetle, tasarımcının ‘hem zihinsel hem de bedensel yapısıyla ‘iş mahallinde olduğu’ söylenebilir 4.

İhsan Bilgin’e göre mimarlık; mekânsal olduğu kadar, dünyevi (geçici olan) bir sanattır, bu nedenle gerilim barındırandır. Bu gerilim kalıcı (derin) olan ile geçici (dünyevi) olanın beraberliğinden doğmaktadır. “Zumthor’un mimarlığı metafizik ve maddi boyutların ikircimini ve malzemeyle dolaysız bağ kurma girişimi içermektedir. Zumthor mimarlığında, tine madde üzerinden varmayı benimsemektedir; yani onun mimarlığı deneyimleyen insan bedenine ve tenselliğe yer veren bir mimarlık edimidir” 5.

Zumthor, ‘Karmaşık olanın yoruculuğunu bırakıp, mimarlığı meydana getiren basit şeylere neden güvenmiyoruz?’ diye sormaktadır ve ona göre mimarlığı kuran bu basit şeyler, ‘malzeme, strüktür ve inşa’ olmaktadır. İçinden çekilebileceği mimari yapılar (evler) tasarlama ve yapma fikrini seviyorum demekte, aslında tasarımcının ifade ettiği mimari yapının tasarımcısından bağımsız “kendi kurallarını uygulayan maddi bir varlığa” dönüşmesidir.

Zumthor, “atmosferler” hepimizin tanıdığı, bir şekilde bildiğidir; ilk izlenim gibidir. İlk defa karşılaştığımız bir kişiye güvenme gibi öylesine bir seziyle algılanan diye tanımlamaktadır. Binanın nitelikli olduğunu söylemek böyle bir seziyle mümkün olmaktadır. Bu seziden şöyle bahsetmektedir:

Duygusal algılarımızla atmosferi (mekânı) kavrarız, çok hızlı gerçekleşir bu kavrama, hayatta kalmamızı sağlayan dürtülerimiz gibi. İçimizden bir şey bize söyler duraksamadan, bir şeyden hoşlanıp hoşlanmadığımızı 3.

Zumthor, tasarladığı ve inşa ettiği yapılarda şu ana kadar açıklamaya çalıştığımız “atmosfer”i oluşturmayı hedeflemektedir. Atmosfer oluşturmak zanaatla, özel üretimle mümkündür. Merak duyma, ilgi, süreç, kullanılan malzeme ve araçlar, bütün girdiler, meydana getirilmeye çalışılan mimari ürünün bir parçası olarak var olmaktadırlar. Zumthor’un “atmosferler”ini oluşturan dokuz ilke şunlardır:

  1. Mimarlığın Bedeni: Soyut anlamda fikri bir beden tanımlaması değildir, gerçek anlamda bir bedendir. İnsan bedeni gibi, bir anatomiye sahip olan, bedenin ardında göremediğimiz şeyler (tin) barındıran ve bir deriyle/membranla örtülü olandır.
  2. Malzeme Uyumluluğu: Farklı malzemelerin bir arada kullanımı, biraradalıktan doğan çekişmedir. Malzeme kullanımı sonsuzdur. Sadece tek bir malzemenin kullanımıyla dahi oldukça farklı sonuçlar elde edilebilmektedir.
  3. Mekânın Sesi: Her mekânın farklı bir sesi vardır. Farklı malzemeler farklı sesler yansıtmaktadır. Alaçam zemin ve beton zemin üzerindeki ayak sesi farklıdır. Bir konutta mutfağın, salonun ayrı ayrı sesleri vardır. Tren istasyonunun salonunda duyduğumuz kentin sesidir, farklı istasyonlar farklı kentlerin seslerine sahip olmaktadır.
  4. Mekânın Isısı: Her mekânın belirli bir ısısı vardır. Bu ısı algısının fiziksel ve psikolojik boyutları vardır. Örneğin, bir mekânda kullanılan ahşap ile çelik malzemeye dokunulduğunda çeliğin ahşaba göre daha düşük ısıya sahip olduğunu duyumsarız. Malzemelerin ısı farklılıkları görme duyusu ile de ayırt edilebilmektedir. Ancak, malzemenin nasıl kullanıldığı da ısıyla ilgili algıları etkileyen olmaktadır.
  5. Kuşatan Nesneler: Çevremizi kuşatan güzel detayların varlığı olarak tanımlanabilir. Mimari ürün herhangi bir mesaj iletmek için var olmamalı, günlük hayatın sıradan şeylerinin gücünü içeren nesne olarak var olmalıdır.
  6. Sakinlik ve Cazibe Arasında: Mimari mekân kullanıcısını içine alarak zamandan koparmalı, bir süre bu zamansızlığı sağlarken farklı bir yönüyle de tetikleyici olmalı, farklılıklara imkân sunan olmalıdır.
  7. İçle Dış Arasındaki Gerilim: İç mekân özel, dış mekân kamusaldır. Mahrem olanla umumi olanın gerilimi diye açıklanabilir.
  8. Samimiyet Seviyeleri: Samimiyetten kastedilen ölçek ve kütle olmaktadır. Samimiyet farklı ölçeklerin mimaride kullanımıyla elde edilmektedir. Palladio villalarının kütlesel anıtsallıklarına rağmen, iç mekanlarının ezici olmaması samimiyet seviyesine bir örnek olabilir.
  9. Şeylerin Üzerindeki Işık: Gerçek ışık, mekânın sahip olduğu gölgeler diye açıklanabilir. Işık-ışıksızlık, gölgeler ve ışığın yarattığı hissiyat, mekâna istenilen hissiyatı vermeyi sağlayan mimarlığın bir boyutu olmaktadır 6.

Zumthor’un mimarlığının insanların duyularına doğrudan hitap eden, değen bir yönü mevcuttur. Böylesi bir mimarlık edimi hareket, söz ve imgelerin dolaşımı üzerine kurulu bir dünyanın merakla izleneni haline gelmiştir. Çünkü “aklın ve köşeli mantığın olduğu kadar imgenin ve enformasyonun egemenliğine karşı duyuların ve duyguların, soyutlayıp sınıflandırmanın karşısında da deneyimin statüsü yükselmiştir. Zumthor, günümüzün egemen ilişkilerine (kapitalist örgütlenme) mesafesini koruyabilen bir kültür muhalifi diye tanımlanabilir” 5. Yani, mimarlık ortamının yer aldığı güncel koşulların mimarlık edimine müdahil olmasına izin vermemektedir. Mevcut koşulları değiştirme ve dönüştürme iddiasında da değildir. Zumthor’a göre, mimarlık ortamı kitle iletişiminin ürettiği yapay dünyanın imgeleri ve sembolleriyle doludur. Fakat, bu semboller yığınının ardında gerçek şeylerin olduğuna inancımızı korumalıyız. Örneğin; dünya ve su, gün ışığı, bitkiler, insan yapımı nesneler, makineler, müzik aletleri herhangi bir mesaj iletmek için var olmazlar, sadece vardırlar; günlük hayatın sıradan şeylerinin gücünü içeren iyice bakınca görebildiğimiz şeylerdir 3.

Nitelikli bir mimarlıktan söz etmek için mimari ürünün meydana gelmiş olması gerekmektedir, kâğıt üzerinde olan mimarlığın bir yansımasıdır muhakkak ama mimarlık yapılı olmak, ortaya çıkmak ister. Yani nitelik katmanları meydana gelen mimari ürün üzerinden, atmosfer üzerinden değerlendirilebilir. Bu bağlamda, mimari ürün deneyimlenerek nitelikler ortaya çıkmaktadır. Mimari mekân yaşanan mekandır, bu nedenle daima geometri ve ölçülebilirliğin ötesinde bir şey olmaktadır. Örneğin, yaşanan mekânda şömine bir tasarım nesnesi olmaktan öte sıcaklığın mekânı işgal etmesiyle vardır (Şekil 1).

Image for post

Şekil 1 : Peter Zumthor “ Vals Kaplıcaları” plan düzeni (üstte ilk eskiz ve farklı duyusal etkiler) , 1996 (5).

Biçim için geometriye başvurmak gerekmektedir. Çünkü geometri bize mimari mekânı yaratmada yol gösterici olacaktır. Geometri çizginin, yüzeyin ve üçüncü boyutta ölçeğinin kurallarını belirleyendir.

Malzemenin doğasından gelen niteliklerin duyulara hitap edecek şekilde; dokunma, tatma, duyma, ses ve koku niteliklerin kompozisyon kurallarına uygun bir biçimde kullanımıyla anlam yaratımları elde edilmektedir. Bu anlam mimari bağlama ve malzemenin özelliğine göre her projede değişim gösteren olmaktadır.

Nitelikli mimari ürün malzemenin doğasından geleni dokunma, görme, işitme, tad alma ve koklama yani beş duyuyla deneyimlemeye açık olandır. Mimarın ve insanlığın malzeme kullanımında edindiği kadim ve temel bilgi birikiminin, kültürel aktarımların barındırdığı anlamları içermesine dikkat etmek gerekmektedir 3. Sonuç olarak, Zumthor’un mimarlığının bir malzeme kullanım sanatı olduğu söylenebilir.

Bu yazı “GÜNÜMÜZ VE YAKIN GEÇMİŞTE MİMARLIK EDİMİNDE NİTELİK SORUNSALI” adlı tezin bir bölümünden oluşturulmuştur.

https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezSorguSonucYeni.jsp

Notlar:

  1. Şentürk, L. (2016, Mayıs 31). Mimarlığı (Minörde) Düşünmek. <https://xxi.com.tr/i/mimarligi-minorde-dusunmek> alındığı tarih: 10.05.2018.
  2. Zumthor’un kullandığı “image” kelimesi bu yazı kapsamında “imge” olarak çevrilmiştir.
  3. Zumthor, P. (2006b). Thinking Architecture. (M. Oberli Turner ve C. Schelbert, Ed.). bs. 2, Birkhauser Verlang AG, Basel — Boston.
  4. Bedensel ve zihinsel yapısıyla iş mahallinde olma ile Pallasmaa; bedenin mekânı deneyimleyen ve bu deneyimleri hatırlayan özelliğinden, beden ile kavrama yetisi olarak bahsetmektedir. Zumthor’da ise benzer bir durumun çocukluktan ve edinilmiş hem bedensel hem de zihinsel birikimlerle gerçekleştiği düşünülmektedir. |Pallasmaa, J. Tenin Gözleri: Mimarlık ve Duyular (A. Tümertekin, N. Ülner, Çev.). Janus Yayıncılık, İstanbul.
  5. Bilgin, İ. (2016) Mimarın Soluğu: Peter Zumthor Mimarlığı Üzerine Denemeler (E.Bora ve E. S. Fettahoğlu, Ed.). Metis Yayınları, İstanbul.
  6. Zumthor, P. (2006a). Atmospheres: Architectural Environments — Surrounding Objects. Birkhauser Verlang AG, Basel — Boston — Berlin.

29 Eylül 2018 Cumartesi

Mimarın Soluğu-İhsan Bilgin



Avrupa kaynaklı "geçmiş" ve "hafıza" bir yanda, Amerikan kaynaklı "popüler kültür" ve "gündelik hayat pragmatizmi" s. 11
Boşluk büyük oranda duyular dünyasına açılma kapasiteleriyle, varlık felsefesi ve fenomenoloji tarafından dolduruldu. Aklın ve köşeli mantığın olduğu kadar imgenin ve enformasyonun egemenliğine karşı da duyuların ve duyguların, soyutlayıp sınıflandırmanın karşısında da deneyimin statüsü yükseldi. S.12
Adorno daha da ileri giderek, estetik düzlemde ve onun en rafine ifadesi olan sanatta yapısal olarak gündelik ilişkilerin yeniden üretimine karşı alternatif bir potansiyel de görüyordu (1973)
İnsanların doğrudan duyularına değmek ve dokunmak üzere tasarlanmış işlerinin bütün dünya tarafından merakla izlenmesi, hareket, söz ve imge dolaşımı üzerine kurulu bir dünyada duyuların uyarılmasına yönelik bir ihtiyacın da paylaşıldığı anlamına geliyordu. S.13
Zumthor-yaşam,tutum ve yaklaşım bütünlüğü s.14 Vals termal hamam-Zumthor'un eşinin de yöneticileri arasında olduğu bir kooperatifin siparişi üzerine hazırlanmış.s.1.5
Zumthor ne münzevi ne de stars.22
Müzenin mimarisi de işletmesinin bu uç noktadaki anti-bürokratik sivilliğiyle uyum içindeydi. Chur müze s.23
Farklı malzemelerin doku farklılıklarına duyuları uyaracak ölçüde vurgu yapılması üzerine kurulmuştu. S.27
Zumthor çağa ve onun egemen ilişkilerine mesafe koymuş ve bu mesafeyi her işinde yeniden üretmenin ve eleştirel kalmanın yolunu bulmuş bir kültür muhalifidir o kadar.
 Sanattan ve mimariden yüce bir aşkınlığı ortaya çıkarmalarını bekleyen Heidegger içinde geçersiz olmazdı bu yargı. S.28
Yerini terk etmiyor, kapasitesini büyütmüyor, yeniliklerden etkilenmiyor, kısacası değişmiyor. İşlerinde bir öncelik-sonralık saptamak, dünyanın gündemlerini izlemek mümkün değil.s.36  
Karşılaştığı spesifik durumlarla kendi dünyasını dolaysıza yüzleştiriyor; araya mimarlık camialarını fazlasıyla meşgul eden koşulların ve konuların, kısacası aktüalitenin girmesine izin vermiyor. S. 36
Kapitalist sanayinin konusu haline gelen diğer alanlarda da olduğu gibi "zaman" ile kurulan ilişki tersine döndü.s.38
(SERMAYE +STATÜKO) .. starların fark yaratmak için ellerinde kalan yegane araçlar, çiğ gibi büyüyen yeni malzeme alternatifleri ile form oldu. Malzeme kompozisyonları ile farklılaşmak için yapı endüstrisine, form ile farklılaşmak için de dijital ortamın yeni imkânlarına başvurmaktan başka yol bulmak da hiç kolay olmuyordu.S.41
 "Fark'ı başlıca değer ve sermaye birikim enstrümanı haline getirdikten sonra onun içinde üreyebileceği mecraları standartlaştırdı... Sonuç malum uç noktaya sürüklenmiş bir benzerlik ve farksızlaşma.s.42 Estetik akla ve zihne değil, duyulara yatırım yapar. (estetik tutum scott lash)s.43
Zumthor: neleri kendisinin, kendi varoluşunun, tasavvurunun özelliği olmaktan uzaklaştırıp nesnelerinin kılıyor? Tasavvurları, niyetleri ve alışkanlıklarıyla kendisi çekildikten sonra ne kalıyor geride?s.48
Zihnimize hitap edebilecek her türlü dolayım devreden çıkarılmiş.s.52
..Karşılaşmanın kendisine yapar yatırımı..beliririz bırakır ve yiter. Her seferinde yeniden başlamak, yeniden deneyimlemek gerekecektir. S.53
Algıladığımız nesne bize bir sözü dikte etmez, öylesine oradadır. Algımız sessiz ve önyargısızdır, tahakkümden uzaktır. İşaretlerin ve sembollerin ötesindedir. Açık ve boştur.. Steinmann'a göre bu tutum, mimari arayışın "anlam olarak şeyler"den, "dolaysız deneyim olarak şeyler e kaymasıdır. Konvansiyonlar aracılığıyla deneyimlenen "anlam"'ın kısa devre ile aradan çıkartılmaya çalışıldığı "sembolik öncesi" (anlam öncesi) deneyime çekilme arayışıdır bu. S.60
Anlamın yeniden ele geçirilebilmesi için, birer meta olarak dolaşıma girmeye meyleden konvansiyonların, bu konvansiyonların taşıyıcısı olan işaretlerin bir kısa devreyle aradan çıkartılması hedeflenmektedir Yeniden Lash'ın bilişsel tutumun karşısında konumlandırdığı estetik tutuma geldik: Zihni, akıl yürütmeyi, ölçüp biçmeyi, hesabı kitabi devreden çıkaran sonra yeniden devreye sokmak üzere çıkaran, bunun içinde görme, işitmeye, koklamaya, tatmaya, dokunmaya, dolaysız deneyimle yüzleşmeye çağıran estetik tutuma. S.62
Tertipli
"Fikirler sadece nesnelerin içindedir ve onların dışında hiç fikir bulunmaz" diyor Zumthor. "Güzelliğin Sert Çekirdeği" konf.s.79
Ev, müze, kilise, kaplıca, pavyon yapmıyor, durumun ve yerin, koşullarından, programın bir kere daha tekrarlanmayacak özgünlüklerinden türetiyordu tasarımlarını.
Programlar binaların kurgularını ve organizasyonlarını, üsluplar da şekillerini, maddelerini ve kompozisyonlarını birbirlerine benzetip tanıdık hale getirirler. S.81
Biçim analizi yapıyor Bilgin sy 86 da ...Amorf ve yekpare bir kütle bu: Geometrik saflıktan uzak, amorfluğunu kompozisyonla disipline etmeye çalışmıyor. Aynı malzemeyle, eklem yapmadan, istifini bozmadan dönüyor diş sınırı oluşturacak şekilde...
(Alıntı) akt diye alıntıladığın bölmeyi düzelt.
Tine madde üzerinden varmayı benimsiyor Zumthor; "Şeylerin içinden başka yerde fikir yoktur,"
Zumthor mimarlığı sonsöz olarak alıntılayacağım kısım:
Jenerik konuların içinden özgül olanı türetmeye çalışmasının Zumthor'un ayırt edici yanı olduğuna işaret ettim. Kendinden menkul bir karakter özelliği veya araçsal bir yaşam biçimi tercihi değil belli ki bu. Başkalarına öğütlenebilecek bir başarı sırrı hiç değil: belirli endişelerle, angajmanlarla, alışkanlıklarla, ruhsal ve zihinsel kapasitelerle donatılarak canlı tutulmuş etik bir tutum. Esrarengizliği kadar anlaşılırlığını da ancak yapılarla, yaşananlarla canlı tutabilecek bu tutuma borçlu olsa gerek.s.103  



 


11 Temmuz 2015 Cumartesi

“ ATMOSFER”


PETER ZUMTHOR

 Peter Zumthor; ‘Mimari nitelik’ ten bahsedilirken kastedilenin ne olduğu ve bizim için ne anlam ifade ettiği sorusu üzerine sık sık konuşulduğundan bahseder. Bu sorunun cevabının ne olabileceği kendi zihnini de epeyce meşgul ettiğini belirtir. ‘Atmosfer’ metninde zihnini meşgul eden bu sorunun cevabını vermeye çalışır. ‘Nitelikli mimarlığın’ kendisi için ne ifade ettiğini dile getirir. Zumthor’a göre; bir yapı kişide bir etki oluşturuyorsa, içinde bir yerde bir şeylere dokunuyorsa “nitelikli mimari” olarak adlandırılabilir. ( “mange to move me” ) Bu harekete geçiren şey tek kelime ile ‘atmosfer’ olduğunu söyler. Atmosfer; hepimizin tanıdığı, bir şekilde bildiği bir şey, ilk izlenim… İlk defa karşılaştığımız bir kişiye güvenmeme gibi. Binanın güzel olduğunu söylemek için de böyle bir sezi gereklidir.

"Duygusal algılarımızla mekânı -atmosfer- kavrarız, çok çabuk gerçekleşir bu kavrama, hayatta kalmamızı sağlayan dürtü gibi. İçimizden bir şey bize söyler duraksamadan - bir şeyden hoşlanıp hoşlanmadığımızı..."

Bir mekânda bulunuyoruz (mekânla birlikte var oluyoruz) ve sonra o mekândan uzaklaştığımız da, hatıramızda kalanlar, sonradan hissedilenler ile mekânı birebir yaşadığımız, temas halinde bulunduğumuz anda hissedilen arasında fark vardır. Bu farkı oluşturan tüm girdiler, atmosferi yaratan şeylerdir. Bir meydanda ki doğal taş yer kaplaması, karşı dükkândan gelen kahve kokusu, sokaktaki insanların sesleri, gün ışığının keskin ve yumuşak hatları...

Peter Zumthor; mimarisinde- yaptığı binalarda- bu atmosferi oluşturmaya çalışır. "Atmosfer" oluşturmak zanaatla mümkündür. Merak duyma, ilgi, süreç, kullanılan malzeme ve araçlar, bütün girdiler, ortaya çıkarılmaya çalışılan ürünün -işin- bir parçası olarak varlık kazanırlar.

Atmosfer oluşturmak için gerekenleri, dokuz kısa bölümle bize aktarmaya çalışır. 

1.Mimari Varlık (Beden): (the body of architecture)
Malzeme mimarlığın bir parçasıdır. Malzeme, mimarlığın büyük bir gizemi… Mimarinin malzemeyle birlikte mevcüdiyeti.

2.Malzeme Uyumluluğu: (material compatilibility)
Öncelikle malzemeleri zihnimizde bir araya getirir, canlandırır ardından uygulayarak gerçek kılarız. Malzemenin bir araya gelişi, kombinasyonu çok farklı eşsiz seçenekler elde etmemizi sağlayabilir. Malzemelerin bir arda kullanımı, bir aradalıktan doğan çekişme eşsiz bir şey…

3. Mekânın Sesi: (the sound of space)
Farklı malzemeler, farklı sesler yansıtır. Alaçam zemin ve beton zemin üzerinde ayak sesi farklı duyulur. Mutfağın, salonun tüm mekânların ayrı ayrı kendine ait sesleri vardır. Tren istasyonu salonunda duyacağınız kentin sesidir, farklı istasyonlar farklı ketlerin seslerini barındırır.

4. Mekânın Isısı: (the temperature of space)
Her yapının belirli bir sıcaklığının olduğundan bahseder. Bu sıcaklık algısının fiziksel olduğu kadar psikolojik boyutu da vardır. Örneğin, mermer ile kireç taşının ısısı farklıdır ve ya ahşapla çelik farklı ısılara sahiptir. Dokunulduğunda ahşap daha yüksek sıcaklıkta verecektir, ama çelik ahşaba göre daha düşük sıcaklıktadır. Bu iki malzemenin görme ile de sıcaklık farklarının olduğu algılanabilinir, ancak malzemenin nasıl kullanıldığı da bu algıyı çok fazla etkileyebilir.

5. Kuşatan Nesneler: (surrounding objects)
Çevremizi kuşatan güzel detayların varlığı.

6. Sakinlik ve Cazibe Arasındalık : (between composure and seduction)
Mimarlık mekânsal olduğu kadar, dünyevi (geçici) bir sanattır. Mimari mekân kullanıcısını içine almalı zamandan koparmalı, bir süre bu zamansızlığı size sağlarken, diğer yandan tetikleyici olmalı, farklılılara doğru sürüklemeli. Sakinlik ve cazibe arasında gitgeller oluşturabilmelidir.

7. İçerisi ve Dışarı Arasındaki Gerilim : (tension between interior and exterior)
Pencereden bakan kişinin sokağı algılaması ile sokakta yürürken penceredeki kırmızılı kadını gören kişinin algısı. İçeride - dışarıda olma durumu ve bu iki farklı mekânsallığın yarattığı ilişki…

8. Samimiyet Seviyeleri: (levels of intimacy)
Samimiyetten kastedilen ölçektir. Palladio villalarının anıtsallığı karşısında, içerisinin o kadar ezici olmaması, ölçek farkının getirdiği samimiyetten kaynaklanıyor denilebilir.

9. Nesnelerin Sahip olduğu Işık: (the light on things)
Gerçek ışık, mekânın sahip olduğu gölgeler. Işık ve ışıksızlık, şeylerin üzerine düşen ışık ve ışığın yarattığı farklı hissiyattan bahsedildiğini söylemek yerinde olacaktır.

Zumthor, bina yaparken dikkat ettiği şeyleri dokuz maddede toplar ve kendi için öneminin altını çizer. Bir nitelik arayışı ve bu nitelik arayışına kendince anlamlı olan bir cevap üretir. Bu yaklaşımın kendi mimarisiyle ilgili olduğunu ve kişisel bir hissiyattan bahsettiğini çokça belirtmek ister.

Yapı yapmanın -mimarinin- dünyevi bir boyutunun olduğu gerçekliğini göz ardı etmeyen tutumu takdir edilmeli, ayrıca bu dünyevi –dokunabilinen- gerçekliğin birçok katmanının var olduğunu da gösterir. Mekânsal bir sorun olarak görülen mimarlığın, unutulan fiziki mevcudiyeti üzerine anlamlı (dokunaklı) bir parantez açar. Kendi adıma, böyle bir katkı sağladığını rahatlıkla söyleyebilirim. 

Peter Zumthor Mimarlığı Hakkında

Zumthor, “Atmosferler” kitabında nitelikli mimarlığın kendi için ne anlama geldiğini; nitelikli mimarlık ürünü onu deneyimleyen kişi ...